Modern bilim kitaplarının başında gelen "Zamanın Kısa Tarihi" adlı kitap 1988 yılında yayınlandı. 25 milyondan fazla satış gerçekleştirdi. Bu başarısını da şu sözlerle özetledi;
"Hayatım boyunca büyük sorularla yüzleşmekten büyük zevk aldım ve onlara bilimsel yanıtlar vermeye çabaladım. Belki de bu yüzden fizik üzerine yazdığım kitaplar Madonna'nın seks üzerine yazdığı kitaplardan daha çok kitap sattı."
Stephen Hawking bu kitabı yazma amacının " Evren anlayışımızda ne kadar ileri gittiğimizi ve insanlığın kozmosun birleşik teorisini bulmaya ne kadar yakın olabileceğini açıklamak " olduğunu söylemiştir.
Fakat Hawking kitabının bu kadar satılacağını öngörmemişti. Bu kitabın şansı olmadığını , akademisyenlere ve öğrencilerin alabileceğini ama çok satanlara girmesinin mümkün olmadığını söylemiştir.
Her ne kadar zeki ve bilime yön veren bir deha olsa da , Sosyolojik analiz de iyi olduğu söylenemez :)
Çünkü kitabın ilk serisi Amerika'da bir kaç gün içinde tükendi. Onlarca dile çevrildi , New York Times (147 hafta) ve Times of London ( 237 hafta) en çok satanlar listesine girerek rekor kırdı.
Peki bize ne kazandırdı bu kitap?
Fizik alanında uzman olmayan , evren hesaplarıyla uğraşmaya kişiler dahi fizik hakkında çok sağlam fikirler edinebildi .Tabi kitabın zorluk derecesi halen tartışma konusu. Çünkü içeriğinde çok fazla bilgi var. Yalnız teknik bilgi içermiyor (bu sizi rahatlatsın :) ). Astronomi , evren , kara delikler , genel görelilik , kuantum mekaniği , big bang , kuarklar ve uzay zamanı bütünleyici bir teori ile anlatıyor.
Bölümleri ; Evren resmimiz , uzay ve zaman , genişleyen evren , belirsizlik ilkesi , temel parçacıklar ve doğanın güçleri , kara delikler , hawking radyasyonu , evrenin kökeni ve kaderi , zamanın oku , solucan delikleri ve zaman da yolculuk fiziğin birleşmesi ve son olarak da sonuç.
Kısaca konuyu özet geçersek ;
Kitap filozof Aristo ve Ptolemy' nin fikirlerini kapsayarak astronomik çalışmalara giriyor. Aristo'nun bu konuya girmesinin sebebi herkesin bildiği üzere dünyanın yuvarlak olduğu savını ilk ortaya atan kişi olmasıdır. Ptolemy ve Ariston'nun dünyanın evrendeki konumlarını düşünmeleri ve Ptolemy nin bir model oluşturması işi daha derinlere götürüyor.
Tabi konu dünyanın şekline geldiyse tabi ki Aristo'dan sonra Nicholas Copernicus' a -kopernik- ordanda galileo galilei' ye kadar geliyor. Daha sonra hepimizin bildiği halen kabul gören kepler yasaları (Güneş sisteminde bulunan gezegenlerin hareketlerini açıklayan 3 yasa). Bu çalışmaların üzerine Isaac Newton devreye giriyor. Matematiğin prensipleri kitabı ile keplerin çalışmalarına destek çıkıyor ve anlaşılmayan noktaları matematik ile çözümlüyor. Sonra Newton'un hatalarını tamamlayacak Heinrich Olbers derken ardından teolog St.Augustine ve İmanuel Kant' da katılıyor. Veee galaksilerin ve birçok yıldızın nasıl göründüğünü bize kazandıran Hubble teleskobun fikir sahibi Edwin Hubble ile Albert Einstein' ın genel görelilik teoremi ve kuantum mekaniği ile bitiriyor birinci bölümü.
(sanırım yarın tekrar okumaya başlayacağım :) )
Size bir bölümü ve detay anlatmamın sebebi kronolojik sıranın ne kadar iyi olduğu ve dünyanın yasalarını ortaya çıkaran bilim insanlarını ne kadar iyi tanıttığını görmenizi istememdir.
Yani fizik bilgisi hiç olmayan bir kişinin bile bu mükemmel insanları bu kitap ile tanıması mümkün. Bu kitabı ben , "Sofie'nin dünyası" (Jostein Gaarder) adlı kitaba benzetiyorum. İkisi de teknik bilgilere girmeden her kesimden okura genel bir bilgi verme amacıyla yazılmış iki müthiş kitap. İkisi de çok fazla düşündürüyor :)
Bilim kitapları okumayı seven , bu alana ilgi duyan , (bence duymasa bile okuması gerekir sonuçta yaşadığın evreni anlatıyor :)) herkesin kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm kitaptır. İyi okumalar.


0 Yorumlar